Sayfalar

10 Ağustos 2012 Cuma

Ne meraklısınız uçan zıplayan tasarımlara...


Bundan 3 4 yıl öncesinden bir toplantı aklıma geldi. Çok başka bir kafaydı hala unutamadım. O toplantıyı freelance çalıştığım yıllardı. Neyse toplantı var dediler gittik. İlk toplantı gayet basit genel görüşme tadında geçti notlar alındı falan filan her şey normal insanlar normal kafalar normal istekler ve normal sorularla geçen toplantı oh be iyi güzel bi iş olacak sanırım dememe sebep oldu. Bi süre sonra demo tasarımlar hazırlayıp sunumu hazırladım ve yeniden bir toplantı ya gittim. Sunum yapılacak bakın siteniz bu veya bu artık hangi tasarımı seçerseniz ona başlayacağım. Bi bakında beğenin bir şeyler şurası böyle burası böyle olacak beyin fırtınası yapacağız. (Pardon kendi kendime beyin fırtınası yapacağım.) fikirler atılacak onlar tartışılacak filan filan... Toplantı başladı ya şu beyler de gelsin şu da gelsin buda gelsin toplandılar dizildiler kaşıma haydin tasarımları gösterme vakti tasarımlar gösterildi  filan sunum yapıldı. Ama henüz bir tasarım filan seçilmiş değil.

Girişte affilli janjanlı bir flash intro olsun istemezler mi ? Ah son kullanıcı bu ister tabii ki... Hiçte hoşlanmam sevmem. Google’da sevmez bu tip şeyleri iphone ve ipad’de benimle aynı fikirdeler. (bu cümleyle yalnızım ben hayatta beni anlasa anlasa bu işi yapan birisi anlar. :) )

Neyse alışığım böyle şeylere...

Yok efendim fikire gel fikire mesela bizim logo dönsün. Hı hı tabii iki parande atsın k*çından alevler çıkarsın öyle gelsin logo tabii canım olur ne demek. Yok işte bizim logo zıplasın filan gibi böyle ilginç fikirlerle gelirler genelde.

Bu seferki kafaaaa bir başka kafaydı. Nasıl diyor şu amerikalılar “WTF?” ağır olduysa “OMG” var öyle bir şey işte...

Şimdi başlıyoruz o yaratıcı mükemmel flash introya..

O da her son kullanıcı gibi mesela diyerek söze başladı.

“Mesela böyle dünyaca ünlü okçu bir kadın olsun. Yok yok sadece okçu değil. Hem okçu hem manken bir kadın olsun. Gelsin böyle ok atsın. Ok böyle döne-döne döne-döne gitsin... duvara çapsın tam o anda orada bizim logo çıksın...”

Şaşkın gözlerle ağzım açıkta kalmış adamın suratına bakıyordum.

“Fikre bak beee vaaaaaayy AMK (AçıkMertKorkusuz)” diyesim geldi. Harbiden kaldım tepki veremiyorum. Herkes bu fikri süper bulmuş gibi dönmüş bana bakıyor ağzımdan çıkacak laf çok önemli neyse kendisini birazcıkda tiye alarak tabii ama bu sizin için biraz maliyetli olur dedim. Ve devam ettim. Şimdi tamam önce dünyaca ünlü hem okçu hem manken kadını buluruz Türkiyeye getiririz. Bunun reklam çekimleri filan yapılır kameralar studyo greenbox kelvin einstein falan filan diye kafalarını birazcık karıştırdım.

Hee tamam yaa haklısın olmaz diyeceklerini beklerken ikinci bomba patladı. Vay arkadaş ya kafaya gel..

“Ne olacak ya o kadının resmini (bu arada o fotoğraftır resim değil.) internetten buluruz yaparsın..!!" demez mi?

Yok artık çıkış kalmamıştı. Hiç cevap vermedim güldüm ve hadi bi ara verelim benim acilen bir kahve içmem şart diyerek toplantı salonu terk ettim.. :))

Sonuç: Öyle bir intro tabii ki yapılmadı. Ve ben o işi yaptım.. :)

Benim çeşitli ünvanlarım var...


Ben genel olarak ne iş yapıyorsun gibi sorulduğunda reklam ajansında çalışıyorum diyorum. Çeşitli anket v.s formlarında web master yazıyorum. Kartvizitimde Web tasarım uzmanı yazılmış, bunlar problem değil de bazı insanların bana taktığı ünvanlar beni çileden çıkarabiliyor... En yaygın olarak bilgisayarcı diyorlar bana ya buna zaten alıştım.

Sabah saatleriydi henüz işe yeni gelmiş power’a basıp direk mutfağa geçmiştim sert sade bir kahve hazırlıyordum. Miss sade kahvemi içip bi yandan haberleri okumak bi yandan gelen giden gece yarısı oturup mail atan var mı onlara bakacağım falan filan standart bi planım vardı. Neyse konuya gelelim. Ajans’da web departmanın yani benim telefonum ayrı bazı müşterilerimiz o numarayı keşfetmiş ve oradan arar bazıları ise normal santrali arayıp bana bağlanmaya çabalarlar. Tam kahvemi hazırlamıştım ki… Telefon çalmaya başladı. Sakin ve güzel bir sabahtı. Telefonu açtım.

B: Xxx buyrun efendim.
S.K: Merhaba meeeiiillci ile görüşecektim.
B: Pardon efendim kim?
S.K: meeeiiillcii meeeeiiillcii
B: … (ölü taklidi mod on)
S.K: aloooo ?? alooo ?? meeilciyle görüşecektim.
B: Pardon hat kesildi sanırım merhaba ben meeiiilci soruları alabilirim….
Hıı hıı evet evet onun tam tahmin ettiği gibi ben böyle sabahtan çıkıyorum evden bi tane laptop’m var böyle dolaşıyorum ev ev kapı kapı fabrika fabrika mail dağıtıyorum kafaaada oluşan profil bu :)

“Merhaba Ahmet bey ben geldim yeni okunmamış 2 epostanız var.” Diyip Outlook u açıp hemen buyrun bakın işte e-postalarınız ha hahaaayy… Ben olmasam siz ne yapacaktınız outlooku açmak ne zor değil mi :) mailcii geliyor mailcii… Vay arkadaş ya.. Bunun bir de şarkısı türküsü bişeysi varmış.. neyse tamam siz onu tahmin etmişsinizdir. :))
Bazen de işte az önce dediğim gibi bilgisayarcı filan diyorlar öyle garip muameleler görüyorum.

Mesela bir örnek daha;
Bilgisayarı çökmüş bir son kullanıcı ve tepesinde dikilen bir kadın.

S.K: Alo merhaba bilgisayarlarımız çalışmıyor..
B: Yani sizin için ne yapabilirim?
S.K: Çalışmıyor işte bilgisayarlarımız. Gelip bakın.
S.K 2: söyleeeeee o bilgisayarcılaraaaaaa gelip düzeltsinler dün bi mail ayarı yaptılar bütün bilgisayarlar çöktü söylee onaa söylee gelsin. (Arkadan gelen bir kadın sesi)
B: Bana bilgisayarcı diye hitap eden hanımefendiyi alabilirmiyim acaba?

Ve sonra tabii ki 2 numaralı son kullanıcıya aradığı yerin bir reklam ajansı olduğunu anlatmaya çalışır bizim böyle işlerle uğraşmadığımız söyler tabii anladığı kadar birazcık o gazını alır sustur özetle kendisine haddini bildirir telefonu kapatırım arkadaş. Kimse bana bilgisayarcı meeeiiillcii postacı sütçü tüpçü diyemez bitmiştir. Şimdi dağılabilirsiniz… :))


9 Ağustos 2012 Perşembe

Son kullanıcı kafasına giriş

Merhaba herkese bende şu kıskanç insan Niyan’dan sonra anca işten güçten vakit buldum da yazıyorum. Pardon son kullanıcılardan vakit buldum da yazıyorum. Ne demektir bu son kullanıcı kafası kimdir abi kimin kafasıdır ne yaparlar ne ederler nerede yaşarlar ne yer ne içer bu varlıklar.

Gelelim konumuza son kullanıcı kime neye nedir?
Son kullanıcı diye tabir ettiğimiz. Halk dilinde teknoloji özürlüsü olarak da geçen teknolojiyi kullanmaktan ziyade onu üreteni ve takıldığı noktalarda destek aldığı bizleri çıldırtan varlıktır.
Aslında bizler severiz bu son kullanıcıyı ama abi aralarında bazıları var ki aman yani düşman başına…

Son kullanıcılar her yere yayılmış bir aşiret olup. 1980lerin başında üremeye başlamıştır. Bilgisayar teknolojisinin gelişmesi, internet kullanımın artması, mobil cihazlar vs derken kontrol edilemez bir noktaya gelinmiş durumda. Son kullanıcıların en acı verici olanları da büyük küçük işletmelerin Halkla İlişkiler, dış ticaret, insan kaynakları gibi çeşitli departmanlar da bile bulunmasıdır.
Hadi arkadaş son kullanıcı olursanız olun da Bora’nın suçu ne arkadaş? Ben sizin web sitenizi yaptım diye facebook hesabınız çalınırsa beni aramanız beni suçlamanız gerekmiyor ki.

Ah bir de bu varlıklar şöyle demezler mi çıldırıyorum. Belki binlerce satır kod yazmanız gereken bir iş için size gelip "aaaaammaaaann nooolcaak kii bi tuşa basıyorsunuz oluyor." heh işte bizde böyle bir tuş olduğuna inan kafaya sahip insanlar topluluğuna son kullanıcı denir.

Neyse zaman içinde sizlerle bu son kullanıcılar ile aramda geçen diyalogları paylaşacağım o zaman bana hak vereceğinize inanıyorum :))